Ayrılsın Bedenler
Senle benim aramda bir yığın et var, Hadi çekelim bedenleri aradan, Ölelim! Özgür kalsın ruhlar, Bırakalım onlar yaşasın AŞK’ı…
Engin Dinç Şiirleri ve Sözleri
Senle benim aramda bir yığın et var, Hadi çekelim bedenleri aradan, Ölelim! Özgür kalsın ruhlar, Bırakalım onlar yaşasın AŞK’ı…
Bir ay ışığı mı gözlerimi kamaştıran, Yoksa sen mi güldün yine… Cennete mi girmişim ben, Ne bu karşımda parlayan güneş? Nurdan, nârdan bir zehir! Bedenime senden bulaşan… İstemesem de kucaklıyor beni ateşin. AŞK mı bilmiyorum. Bilmek mi istemiyorum; bilemiyorum…
Geziyorum; Yine avareyim sokaklarda, Seni arıyorum, arıyorum, arıyorum Sen yoksun… sen yoksun; ama sen; çok seviliyorsun, sen; çok özleniyorsun..
Durmaz döner dünya, Durmaz sever insan, Durmaz yağar nisan, Damla damla yüreğime… Susmaz söyler dil, Sen sevdiğimi bil, Sensiz anım yıl, Hasret yağar yüreğime… Usmaz bu gönül, Yanar yar diyerek, Durmaz bu yağmur, Yağar yar diyerek… Yar diyerek sar beni, Sar bedene yar beni, Yak aşkla sen beni, Aşk bildim ben seni…
Sen böyle güzelsin, Sıcak bir fincanın deminde, Mahzun bir şairin şiirinde, Adınla, teninle, kokunla yazılısın; Kalbin okunması en zor yerinde… Sen böyle güzelsin, Hayalde mesela, mesela serde, Aşk nurunun ırmağa dönüştüğü selde, Bahar çiçeklerinin koktuğu yelde, Sen böyle güzelsin, Seni hep gördüğüm yerde…
Seni sevdiğimden değil dilber! Ben bakışın güzelini, Gülüşün güzelini, Sesteki o hoş sâdayı seviyorum; Onlarda bir sende var. Sersem eden sözler, Yürek delen gözler; bir sende var… AŞK’a beş kalmış, Sensizliği çeyrek geçiyorum hatun!
Böyle buyurmuşsa Yaradan Cefa duyulmaz yaradan Bu yüreğimi kanatan Hasrete de AŞK olsun…
Keşke hep aynı şey olsaydı. Gecenin en ıssız saatlerinde çıkıp evimizden, Karanlık bir sokak arasında buluşsaydık. Yürüseydik yan yana, Ellerimiz ceplerimizde; Sessizce, hiç konuşmadan… Laf kalabalığı değil; aşk kalabalığı olsaydı bizde…
Ey hayat! Hadi söylesene ben kimim? Anlatsana bilene, bilmeyene beni… Sevene canını veren değil miyim ben? HZ. Muhammed yolunda el-emin değil miyim? Ben değil miyim eziği savunan, yardımı seven! Delikanlı, gözü kara, korkusuz, düş dolu, duygulu o asi deli çocuk…
En uzun yolların, Kısacık hikâyesiyim ben. Sevmek ve sevilmek arasında kalmış, Araf’ın yaralı kuşuyum ben. Ne yana koşsam varamıyorum, Ne varlık içinde var, Ne yokluk içinde yoğum. Araftayım arafta…